kitapgibibiri:

kaybolup gitmek istiyorum. yerle yeksan olmak, tamamen yok olmak. seni de götürmek istiyorum yanımda. bir boşluğum olsun ve seninle doldurayım istiyorum o koca boşluğu. sen tamı tamına oraya uy böyle, işte öyle istiyorum. benim gözlerimdeki yakarışı görüyorsun sen. bana yarattığın bu hiçlikte nasıl yaşarım sensin, diyorum. 
sessizce duruyorsun önümde ve dizlerime uzanıyorsun. gözlerin kapanıyor ve huzursuzca iç çekiyorsun. ” bir şekilde yaşarsın. ” umursamaz tavrın, beni hor görüşün kırıyor kelebeklerimin kanatlarını. küçük bir kız gibi ağlamaya başlıyorum. gözlerimde birikenler, utanç darbeleri. ustaca işlenmiş suçundan utanan küçük bir kız çocuğu olup siliyorum o yaşları. 
sonra,
hadi! diyorum:
” bana bir hiçlik yaratıp içine kendini koymadın mı? ben, senin eksiltili parçan. sen, benim gönül yaram. bu koca hiçlikte küçük kalırım ben, yutar beni. sen bunu bilemedin mi? ”
sonra sen gözlerime baktın ve ben hangi boşlukta, hangi dipsiz siyah bir okyanusta kendimi boğacağımı şaşırdım. 
ve şimdi seni hangi şarkıya sığdırmalı, hangi kitapta seni aramalı bunu bilmiyorum.
söylesene, neredesin?

kitapgibibiri:

kaybolup gitmek istiyorum. yerle yeksan olmak, tamamen yok olmak. seni de götürmek istiyorum yanımda. bir boşluğum olsun ve seninle doldurayım istiyorum o koca boşluğu. sen tamı tamına oraya uy böyle, işte öyle istiyorum. benim gözlerimdeki yakarışı görüyorsun sen. bana yarattığın bu hiçlikte nasıl yaşarım sensin, diyorum. 

sessizce duruyorsun önümde ve dizlerime uzanıyorsun. gözlerin kapanıyor ve huzursuzca iç çekiyorsun. ” bir şekilde yaşarsın. ” umursamaz tavrın, beni hor görüşün kırıyor kelebeklerimin kanatlarını. küçük bir kız gibi ağlamaya başlıyorum. gözlerimde birikenler, utanç darbeleri. ustaca işlenmiş suçundan utanan küçük bir kız çocuğu olup siliyorum o yaşları. 

sonra,

hadi! diyorum:

” bana bir hiçlik yaratıp içine kendini koymadın mı? ben, senin eksiltili parçan. sen, benim gönül yaram. bu koca hiçlikte küçük kalırım ben, yutar beni. sen bunu bilemedin mi? ”

sonra sen gözlerime baktın ve ben hangi boşlukta, hangi dipsiz siyah bir okyanusta kendimi boğacağımı şaşırdım.

ve şimdi seni hangi şarkıya sığdırmalı, hangi kitapta seni aramalı bunu bilmiyorum.

söylesene, neredesin?

Alin okuyun hepsini..hepsi ben,hepsi benden,hepsi benden bir parca.

Levradus’a

kadın adamı çağırıyordu, fazla yalnız ve fazla yorgundu. kulaklarını tıkamıştı artık o içindeki seslere. dinlemek istemiyordu, dinlerse canı yanacaktı. artık içi, çiçeklerin açtığı bir yer değildi, artık içi kurak toprak gibiydi. ve şenlik yoktu artık oralarda. adam gitmeden sahte gülücükler dağıtmayı öğretmişti ona.ogrettiği şimdi oluyordu. artık gerçekten mutlu değildi ve onun eksikliğini bir türlü kapatamıyordu. her şey yarımdı. bütünü yoktu ve o olmazsa bir daha olmayacaktı da. çünkü o bu yap-bozdaki en önemli parçaydı. şimdi adamını, hayatını, çok merak ediyordu. nasıldı, özlemiş miydi onu? kadın çok özlüyordu çünkü. gözü, gönlü, hevesi, mutluluğu hala ondaydı. ” ben bunları kimseye anlatamam ” diyordu kadın, adam anlasın istiyordu ve başkası bilsin de istemiyordu. o an, kendine yandı. ben, dedi ; ” nasıl bu kadar aciz oldum onun karşısında ” . gözünden birer birer gelen yaşları sildi. kalktı oturdu pencere kenarına, sardı kollarını kendine. onu bekledi.

gün geldi. bir adam sevdim. sevgileri yosun tutmuş, sevmeyi bilmeyen bir adam. nasıl sevdim ben onu, hatırlamıyorum. o güne dair hatırladığım en önemli şey, adı geçince kalbimin en dibinden, en derininden gelen o bağrışmalar. 

sevilmeyi bilmiyordu adam.

sevmeyi de bilmiyordu ondan.

kötü biriydi adam, ama içimde güzel yerdeydi. öyle bir adamdı ki acıtmaktan, acıdan hiç çekinmezdi.

ama işte gün gelip çattı ve o beni sevdi.

hayatta olabilecek en son şey oldu ve o bana vuruldu. hiç duygularımı saklamazdım ben.

sımsıkı sarıldım ona. onun kolları da yana düştü. bırakmadım onu, öyle güzel sevdim ki onu o sarılışımla.. ama onun kolları beni hala sarmamıştı. sarılmak istediğini hissediyordum o an. beni delice, sıkıca sarmak istediğini. ama yapmadı.

çünkü, acıdan ve acıtmaktan hiç çekinmezdi o.

“insan sevdiği arkadaşıyla bir kez bile olsa yere uzanıp gökyüzünü seyretmeli,
sarılmalı, göğsüne başına koymalı”
umay umay, kalbicamdan (via ceyhunerdas)

Pencereler ardindan

Birini sevmek aslında ona alışmaktan geçiyormuş

şuan yanımda olması nefesini hissedebilmenin verdiği mutluluk bile bir lütuf sanki

kuşkuysa herşeyi bitirmeye yetecek zorlukta oysa

düşünmemeye çalışmak bu evrede fazlasıyla güç

tek isteğim anın tadını çıkarmaya çalışmak

kim bilebilir belki bir gün o da benim sevgime erişebilir

mutluluğun tadına varabilir.

yine de seviyorum herşeye,herkese inat

Lose my mind

Lose my mind

(Kaynak: stop-this-pain)

Ürkütüyor çok gerginliği ise üzerine dikenler ekliyor… Tek beklenti, olsun diye yalvarilan. Allah’im nolur nolur..