Lose my mind

Lose my mind

(Kaynak: stop-this-pain)

Ürkütüyor çok gerginliği ise üzerine dikenler ekliyor… Tek beklenti, olsun diye yalvarilan. Allah’im nolur nolur..

Yağ,gök..durma

Bu korku geçer mi ki .. Bir güven kirildiginda onarimi kolay olur mu ki.. Oysa gözleri boncuk boncuk.. Seninde için eriyor mu dedirtiyor baktikca. Ask garip.. Hayat,daha da garip

Unutmani istemediğim şeyler var hayatin boyunca..
Senin için saclarimi sariya boyamami
Kafam guzelken kendimden geçercesine davidquetta-she wolf soylesimi,bana hayran hayran bakmani
Bağdaş kurup oturdugunda, benimde bağdaş kurup ona sigip oturusumu
Sevisirken hic olmayacak bi yerde durup gozlerimizin içine dakikalarca bakisimizi
Beni sardiginda hissettiğim güven ve huzuru
Yaninda küçücük kalisimi
Opusebilmek için beni kaldirip bacaklarimi beline dolayisimi
Sen istersinde ben yapmazmiyim i
Dans ederken beni 12 kez döndürebildiğini
Bi gün mutlaka salsa ogrenmen gerektiğini
Koklastigimizdaki çekimi
Her konusmamizda ortak bi noktamiz ciktigindaki sasirmalarini
Yanyana oynacagimiz dota hayallerini
Eylülde yapacagimiz tatili
Gördüğümüz halüsulasyonlari
Konuştuğumuz daki rahatlamani
Beni ilk gordugundeki sarilmamizi
Her dediğimiz yaninda olsaydimlari
Arayip sadece seni seviyorum demek istedim leri
Çektiğimiz fotoğrafları,videolari
Bir kadinla en fazla ne kadar eglenebildigini
Bir daha başka herhangi biriyle o denli sevisemeyecegimizi
Birlikte yapmak istediğin kahvaltilari
Yediğimiz mantarli tavuk ve eti
İctigimiz biralari
Beni kucaklayip dondurdugunde bütün masayi yerler bir edisimi
Üstüne siz teselli etmeye calisirken ay ben çok eglendim diyisimi
Durup durup sana bakmalarimi
Seni kedi gibi sevmeye calismalarimi
Kokumu
Mimiklerimi
Hareketlerimi,tepkilerimi,sabirlarimi,kuskularimi,sevinclerimi,huzunlerimi
Birini hem bu kadar degerli gorup hem hayatinin oylesine bi yerinde tutamayacagini
Ve hatırlamak istedigin herhangi başka seyleri
En cok da Birinin seni en çok nasil sevebilecegini..
Hoscakal sevgilim

(Kaynak: wordsnquotes)

Hay sicayim senin bogulmana

menilmontant:

"Sessiz kalmak,kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.” Tomris Uyar

menilmontant:

"Sessiz kalmak,
kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.” 

Tomris Uyar

xwearetooyoungtocare:

✨ on We Heart Ithttp://weheartit.com/entry/116598651/via/Music_luv

Başlayan bisiler vardi hayaller kadar ekzantirik. Güzel giden şeyleri baskalariyla süslemeyi istemeler sevgi göstergelerini engellemeye engel olamiyordu. Oysa mesafeler bile viz geliyordu kadin için.
İnsan nasil olurda aradigi şeyi bulmusken başka şeylere ilgi duymaya devam edebilirdi ki.
Adam korkuyordu. Alistigi yalnizligi uzun sure basit ilişkilerle süslemiş olması boyle bisi yasamasina alismasina engel oluyordu belki de.
Hala soyleyemedigi anlatamadagi, utancindan sevgisini gösteremediği durumlar vardi kadina karsi.
Kadin hep biliyordu oysaki güvenmiyordu tedirgindi ama bekliyordu da. Umit ; yasamasi için tek tutanagiydi.

sana kendimden bile çok güveniyorum. ama etrafında kadın ya da erkek, kimsenin olmasına dayanamıyorum ben. adın başka dudağa değince bile aklım gidiyor. bunun adına ister kıskançlık de, ister takıntı, ister çocukluk, ister hastalık… ben çok sevmek diyorum. kaldı ki asla sana karşı olgun bi kadın profili çizmeye kalkışmadım. hep çocuksu bi yanım vardı. ben hep buydum. beni tanıdığında ve sevdiğini söylediğinde de farksızdım. olmadığım biri gibi davranmadım. seni sevdim, benim ol istemedim; sadece benim ol istedim. bana ait. tek benim. bu belki boğmak seni, belki hata, umurumda değil. ama ben sadece seninsem ve senin için var olan her şeyden vazgeçip sana “her şeyimsin” diyebiliyorsam, bundan gocunmuyorsam, bana yetiyorsan, sana yetebilmeliyim. en yakın dostun, sevgilin, eşin, annen, ablan, kardeşin ve hatta kızın olabilmeliyim. çocukluk ettiğimde başımı şefkatle okşayıp alnımdan öpebilmelisin. çünkü çok sevmek bazen bunu gerektirir. senin karnın açken tek lokma yiyemeyen, sen üşürken titreyen, hastayken başında asırlarca sabahlayabilecek bi kadınım. bir şeye üzüldüğünde hele seni ben üzmüşsem kerpetenle sökülüyor kaburgalarım. sana kolum, kanadım, sana solum, sana kadınım, sana aşığım. ama ben asla güçlü bi kadın değilim. zayıf ve hayata karşı hep tektim. şimdi sen geldin. sırtımı sana yaslayıp biraz soluklandım. soluklanırken kokun değdi burnuma, hayatı yaşamaya değer kıldın. kalktın bi sarıldın, göğsüne gömüldüm, güvende hissettim ilk defa. arkadaşıyla kavga ederken “benim babam senin babanı döver” diyen küçük bi kız çocuğu gibi, hayata karşı işaret parmağımı sallayıp “sevdiğim adam seni çok pis döver, bana hiçbir şey yapamazsın artık” dedim. seni evlat bildim, sana evlat oldum geldim. işin aslı ben hiçbir zaman olgun bi kadın gibi görünmek istemedim. bana kendimi prenses gibi hissettirmeni de beklemedim. sadece olduğum gibi sev istedim. bir çocuk büyütmek işine gelmiyorsa, çok sevilmek rahatsız ediyorsa, yeterince sevemiyorsan, benim uğruma fedakarlİk edemiyorsan, vazgeçebilirsin de. hayat beni kızgın demirlerle karşılar evet ama senin beni yeterince sevmeyişin kadar hiçbir şey acıtmaz. ben bi çocuğum bazen, çizgifilm seyrederim, oyun oynarım, istediğim bir şey olmadığında ağlarım, kırılırsam kırıldım değil küstüm derim, oyuncakları severim, masallara inanırım, kabus görünce yorganı kafama kadar çekerim, abur cuburla mutlu olurum, bazen mantıksız konuşurum ama en temiz ve en koyu ben severim. bana katlanamıyorsan, sen bilirsin. gidersen en fazla ağlarım yani…